Proton pompa inhibitörleri (PPİ) reflü, eroziv özofajit, peptik ülser ve gastrointestinal kanama riskinin azaltılması gibi bazı durumlarda etkili ilaçlardır. Ancak bu ilaçların önemli bir özelliği vardır: başlanmaları kolay, devam etmeleri ise çoğu zaman otomatik olabilir.
Bu nedenle uzun süre PPİ kullanan bir kişide asıl soru “Bu ilaç zararlı mı?” değil, “Bu ilacın bugün hâlâ geçerli bir endikasyonu var mı?” olmalıdır.
Amerikan Gastroenteroloji Derneği (AGA), PPİ kullanan herkesin devam eden kullanım endikasyonunun düzenli olarak gözden geçirilmesini ve kronik kullanım için kesin bir endikasyonu bulunmayan hastalarda deprescribing — yani doz azaltma, ihtiyaç halinde kullanıma geçme veya ilacı bırakma — seçeneğinin değerlendirilmesini önermektedir [1].
2024 tarihli bir klinik derleme de uzun süreli PPİ kullanımını gerektiren durumların sanıldığından daha sınırlı olduğunu; uzun dönem endikasyonu bulunmayan hastalarda PPİ’nin azaltılması veya bırakılması için aktif çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır [3].
Gereksiz kronik PPİ kullanımında varsayılan yaklaşım “devam et” değil, “endikasyonu yeniden değerlendir” olmalıdır.
PPİ neden yıllarca kullanılmaya devam edebiliyor?
PPİ tedavisi çoğu zaman reflü yakınmaları, gastrit düşüncesi, hastane yatışı sırasında stres ülseri profilaksisi veya NSAİİ kullanımı gibi nedenlerle başlanır. Başlangıçta geçerli olan bu neden daha sonra ortadan kalksa bile ilaç reçete listesinde kalabilir.
Ayrıca PPİ bırakıldığında gelişebilen rebound asit hipersekresyonu, hastada yanma ve reflü yakınmalarının geçici olarak artmasına yol açabilir. Bu durum bazen “İlacı bırakınca hastalığım geri döndü, demek ki ömür boyu kullanmalıyım” şeklinde yorumlanabilir. Oysa rebound semptomlar her zaman kalıcı bir tedavi gereksinimini göstermez [1].
ACG kılavuzu, alarm bulgusu olmayan klasik reflü yakınmalarında çoğu hasta için başlangıçta sınırlı süreli PPİ tedavisini ve yanıt alındığında uygun hastalarda ilacı bırakma girişimini önermektedir [2].
Kimlerde azaltma veya bırakma özellikle düşünülmeli?
Aşağıdaki durumlarda uzun süreli kullanımın gerekçesi yeniden değerlendirilmelidir:
- PPİ’nin neden başlandığı artık bilinmiyorsa,
- başlangıçtaki kısa süreli endikasyon sona ermişse,
- hafif veya kontrol altına alınmış reflü yakınmaları için yıllardır rutin kullanılıyorsa,
- günde iki doz kullanıldığı halde artık buna ihtiyaç olup olmadığı değerlendirilmemişse,
- hastane yatışı sırasında başlanıp taburculuk sonrası otomatik olarak devam etmişse,
- yalnızca “mideyi korumak” amacıyla kullanılıyor ancak güncel gastrointestinal kanama riski düşükse.
AGA’ya göre kronik PPİ için kesin endikasyonu bulunmayan hastalarda deprescribing denenmelidir. Kronik kullanım endikasyonu bulunan ancak günde iki doz PPİ kullanan hastaların çoğunda da tek doza geçiş değerlendirilmelidir [1].
PPİ nasıl azaltılır veya bırakılır?
PPİ deprescribing tek bir yöntemle yapılmak zorunda değildir.
Uygun hastalarda:
- doz azaltılabilir,
- günde iki dozdan tek doza geçilebilir,
- sürekli kullanım yerine ihtiyaç halinde kullanım düşünülebilir,
- tedavi sonlandırılabilir.
AGA, PPİ bırakılırken kademeli azaltmanın da doğrudan kesmenin de değerlendirilebileceğini belirtmektedir [1]. Hangi yöntemin seçileceği kullanılan doz, tedavi süresi, başlangıç endikasyonu ve hastanın semptomlarına göre bireyselleştirilmelidir.
İlaç bırakıldıktan sonra geçici yanma, ekşime veya reflü yakınmaları gelişebileceği hastaya önceden anlatılmalıdır. Bu dönemde yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde farklı semptom kontrol stratejileri hekim tarafından değerlendirilebilir.
Her uzun süreli PPİ kullanımı gereksiz midir?
Hayır.
Deprescribing yaklaşımının amacı gerekli tedaviyi kesmek değil, gereksiz kronik kullanımı azaltmaktır.
Özellikle aşağıdaki durumlarda uzun süreli PPİ tedavisi gerekli olabilir ve ilaç kesme kararı daha dikkatli verilmelidir:
- ağır eroziv özofajit,
- özofagus ülseri veya peptik striktür,
- Barrett özofagusu,
- eozinofilik özofajit,
- yüksek gastrointestinal kanama riski,
- değiştirilemeyen risk faktörleriyle ilişkili peptik ülser hastalığı,
- bazı hipersekretuvar durumlar.
AGA, komplike gastroözofageal reflü hastalığı veya yüksek gastrointestinal kanama riski bulunan hastaların genel olarak PPİ kesme denemesi için uygun kabul edilmemesini önermektedir [1]. Dolayısıyla karar, yalnızca kullanım süresine bakılarak değil endikasyon ve risk değerlendirmesiyle verilmelidir.
Uzun süreli kullanımın olası riskleri
Uzun süreli PPİ kullanımı ile böbrek hastalığı, kemik kırıkları, vitamin-mineral eksiklikleri, enterik enfeksiyonlar, SIBO, mikrobiyota değişiklikleri ve bazı kanserler arasında ilişkiler bildirilmiştir.
Ancak bu verilerin önemli bir bölümü gözlemsel çalışmalardan gelir. Bir ilişkinin gösterilmesi, PPİ’nin doğrudan o hastalığa neden olduğunu kanıtlamaz. Bu nedenle PPİ bırakma kararı yalnızca olası advers etki korkusuna dayandırılmamalıdır [1,3].
Bununla birlikte bir ilacın yararı artık yoksa, küçük veya belirsiz risklere gereksiz yere maruz kalmanın da klinik bir anlamı yoktur. Deprescribing yaklaşımının temel mantığı budur.
Mide ve mide kanseri açısından ne biliyoruz?
Uzun süreli güçlü asit baskılanması serum gastrin düzeylerini artırabilir. Helicobacter pylori enfeksiyonu bulunan kişilerde ise uzun süreli asit baskılanması gastritin dağılımını değiştirebilir ve korpus ağırlıklı gastrit ile atrofik değişiklikler açısından önem taşıyabilir [5].
PPİ kullanımı H. pylori enfeksiyonuna neden olmaz. Ancak mevcut enfeksiyon ile uzun süreli asit baskılanmasının birlikteliği mide mukozasındaki değişiklikleri etkileyebilir.
PPİ kullanımı ile mide kanseri arasında ilişki bildiren çok sayıda gözlemsel çalışma bulunmaktadır. 2025 tarihli kapsamlı bir sistematik derleme, birçok çalışmada risk artışı yönünde ilişki bulunduğunu; ancak H. pylori, kullanım endikasyonu, ters nedensellik ve diğer karıştırıcı faktörler nedeniyle doğrudan nedenselliğin kesin olmadığını vurgulamaktadır [6].
Bu nedenle “PPİ mide kanseri yapar” demek doğru değildir. Fakat uzun süreli ve gerekçesi belirsiz PPİ kullanımını sürdürmek için de bu belirsizlik bir gerekçe değildir.
Vitamin ve mineral eksiklikleri
Uzun süreli asit baskılanmasının vitamin B12, demir, magnezyum ve kalsiyum metabolizması üzerindeki etkileri araştırılmıştır.
Bunlar içerisinde hipomagnezemi, PPİ’lerin nadir fakat iyi tanımlanmış advers etkilerinden biridir. FDA, özellikle uzun süreli kullanımda ciddi hipomagnezemi gelişebileceği konusunda uyarıda bulunmuştur [8].
Bununla birlikte PPİ kullanan herkeste vitamin veya mineral eksikliği gelişmez ve herkese rutin geniş tarama yapılması önerilmez [2,3]. Takip gereksinimi kişinin yaşı, beslenmesi, eşlik eden hastalıkları, ilaçları ve diğer risk faktörlerine göre değerlendirilmelidir.
Kemik sağlığı ve kırık riski
PPİ kullanımı ile kalça, omurga ve diğer osteoporotik kırıklar arasında gözlemsel ilişkiler bildirilmiştir. 2024 tarihli bir umbrella review risk artışı yönünde bir sinyal bulmuş, ancak kanıt kesinliğinin büyük ölçüde düşük veya çok düşük olduğunu belirtmiştir [7].
Bu nedenle PPİ’nin doğrudan osteoporoza neden olduğu söylenemez. Ancak özellikle uzun süreli kullanımı için artık gerekçe bulunmayan bir hastada olası riskleri tartışmanın ve deprescribing düşünmenin önüne geçecek bir neden de yoktur.
Bağırsak mikrobiyotası, SIBO ve enterik enfeksiyonlar
Mide asidi, sindirim yanında ağız yoluyla alınan mikroorganizmalara karşı fizyolojik bir bariyerdir. PPİ ile mide pH’sının yükselmesi gastrointestinal mikrobiyal ortamı değiştirebilir.
2023 tarihli bir meta-analizde PPİ kullanıcılarında bağırsak mikrobiyota kompozisyonunda çeşitli değişiklikler bildirilmiştir [9]. Bunun klinik sonuçlarının tamamı henüz net değildir.
2025 tarihli sistematik derleme ve meta-analizde PPİ kullanıcılarında SIBO daha sık saptanmış, daha uzun tedavi süresiyle daha yüksek görülme sıklığı arasında ilişki bildirilmiştir [10]. Çalışmalar arasındaki heterojenlik nedeniyle bu ilişkinin büyüklüğü dikkatle yorumlanmalıdır.
Enterik enfeksiyonlar, uzun dönem PPİ güvenliği açısından daha tutarlı sinyal bulunan alanlardan biridir. Büyük randomize COMPASS çalışmasında pantoprazol grubunda enterik enfeksiyonlarda küçük fakat anlamlı bir artış görülmüştür [4].
Böbrekler üzerine etkileri
2024 tarihli bir sistematik derleme ve meta-analizde yaklaşık 700 bin kişinin verileri değerlendirilmiş ve PPİ kullanımı ile yeni gelişen kronik böbrek hastalığı arasında gözlemsel ilişki bildirilmiştir [11].
Bu sonuç PPİ’nin doğrudan kronik böbrek hastalığına neden olduğunu kanıtlamaz. Bununla birlikte uzun dönem tedavi kararı verilirken gereksiz ilaç maruziyetini azaltma yaklaşımını destekleyen unsurlardan biri olarak değerlendirilmelidir.
Demans ve kardiyovasküler hastalık
Geçmişte PPİ kullanımı ile demans ve kardiyovasküler hastalık arasında ilişki bildiren çalışmalar önemli endişe yaratmıştır.
Daha sonraki daha kapsamlı analizler demans için net bir nedensel ilişki göstermemiştir [12]. Büyük randomize COMPASS çalışmasında da kardiyovasküler olaylarda belirgin artış saptanmamıştır [4].
Bu nedenle PPİ kesme kararının temel gerekçesi “demans yapıyor” veya “kalp hastalığı yapıyor” gibi kanıtlanmamış iddialar olmamalıdır.
En güçlü gerekçe, uzun süreli kullanım için artık klinik endikasyon bulunmamasıdır.
Uzun süreli PPİ kullanan kişide pratik değerlendirme
Hekim değerlendirmesinde şu sıra kullanılabilir:
- PPİ neden başlandı? Endikasyon hâlâ mevcut mu?
- Uzun süreli kullanım gerçekten gerekli mi? Yoksa başlangıçtaki kısa süreli tedavi tamamlandı mı?
- Kesilmemesi gereken bir durum var mı? Ağır eroziv özofajit, Barrett özofagusu, peptik striktür veya yüksek gastrointestinal kanama riski gibi.
- Doz azaltılabilir mi? Özellikle günde iki doz kullananlarda tek doza geçiş düşünülebilir.
- İlaç bırakılabilir mi? Uygun hastada kademeli azaltma veya doğrudan kesme seçenekleri değerlendirilebilir.
- Rebound semptomlar anlatıldı mı? Geçici yakınmaların gereksiz biçimde tekrar sürekli PPİ kullanımına yol açması önlenmelidir.
Sonuç
PPİ’ler bazı hastalarda gerekli ve etkili ilaçlardır. Ancak bu gerçek, yıllarca süren her PPİ kullanımının gerekli olduğu anlamına gelmez.
Uzun süreli kullanımın en önemli problemi, tedavinin çoğu zaman “neden hâlâ kullanılıyor?” sorusu sorulmadan devam etmesidir.
Güncel yaklaşım, kronik PPİ kullanan kişide endikasyonu düzenli olarak sorgulamak; kesin uzun dönem endikasyonu yoksa doz azaltma, ihtiyaç halinde kullanıma geçme veya ilacı bırakma seçeneklerini aktif biçimde değerlendirmektir [1,3,13].
PPİ tedavisinde hedef, ilacı otomatik olarak sürdürmek değil; yalnızca gerçekten gerekli olduğu süre ve dozda kullanmaktır.
Kişiler uzun süredir kullandıkları PPİ’yi kendi başlarına kesmemelidir. Özellikle yüksek gastrointestinal kanama riski veya komplike reflü hastalığı bulunanlarda kesme uygun olmayabilir. Deprescribing kararı, kullanım endikasyonu ve kişisel riskler değerlendirilerek hekimle birlikte verilmelidir.
Kaynaklar
- Targownik LE, Fisher DA, Saini SD. AGA Clinical Practice Update on De-Prescribing of Proton Pump Inhibitors: Expert Review. Gastroenterology. 2022;162(4):1334-1342. doi:10.1053/j.gastro.2021.12.247.
- Katz PO, Dunbar KB, Schnoll-Sussman FH, Greer KB, Yadlapati R, Spechler SJ. ACG Clinical Guideline for the Diagnosis and Management of Gastroesophageal Reflux Disease. Am J Gastroenterol. 2022;117(1):27-56. doi:10.14309/ajg.0000000000001538.
- Kamboj AK, Patel DA, Yadlapati R. Long-Term Proton Pump Inhibitor Use: Review of Indications and Special Considerations. Clin Gastroenterol Hepatol. 2024;22(7):1373-1376. doi:10.1016/j.cgh.2024.01.042.
- Moayyedi P, Eikelboom JW, Bosch J, et al. Safety of Proton Pump Inhibitors Based on a Large, Multi-Year, Randomized Trial of Patients Receiving Rivaroxaban or Aspirin. Gastroenterology. 2019;157(3):682-691.e2. doi:10.1053/j.gastro.2019.05.056.
- Malfertheiner P, Megraud F, Rokkas T, et al. Management of Helicobacter pylori infection: the Maastricht VI/Florence Consensus Report. Gut. 2022;71(9):1724-1762. doi:10.1136/gutjnl-2022-327745.
- Brusselaers N, Kamal HK, Graham D, Engstrand L. Proton pump inhibitors and the risk of gastric cancer: a systematic review, evidence synthesis and life course epidemiology perspective. BMJ Open Gastroenterol. 2025;12(1):e001719. doi:10.1136/bmjgast-2024-001719.
- Alanazi AS, Almutairi H, Gupta JK, et al. Osseous implications of proton pump inhibitor therapy: An umbrella review. Bone Reports. 2024;20:101741. doi:10.1016/j.bonr.2024.101741.
- U.S. Food and Drug Administration. FDA Drug Safety Communication: Low magnesium levels can be associated with long-term use of Proton Pump Inhibitor drugs (PPIs). FDA; 2011, updated 2017.
- Zhang J, Zhang C, Zhang Q, et al. Meta-analysis of the effects of proton pump inhibitors on the human gut microbiota. BMC Microbiol. 2023;23(1):171. doi:10.1186/s12866-023-02895-w.
- Khurmatullina AR, Andreev DN, Kucheryavyy YA, et al. The Duration of Proton Pump Inhibitor Therapy and the Risk of Small Intestinal Bacterial Overgrowth: A Systematic Review and Meta-Analysis. J Clin Med. 2025;14(13):4702. doi:10.3390/jcm14134702.
- Ang SP, Chia JE, Valladares C, Patel S, Gewirtz D, Iglesias J. Association between Proton Pump Inhibitor Use and Risk of Incident Chronic Kidney Disease: Systematic Review and Meta-Analysis. Biomedicines. 2024;12(7):1414. doi:10.3390/biomedicines12071414.
- Emad B, Al-Naamani K, Martel M, Barkun A. Proton Pump Inhibitor Use and Risk of Dementia: An Umbrella Review of Systematic Reviews and Meta-Analyses. Dig Dis Sci. 2026;71(3):1029-1040. doi:10.1007/s10620-025-09458-1.
- Rossi A, Perrella L, Scotti S, et al. Approaches to Deprescribing Proton Pump Inhibitors in Clinical Practice: A Systematic Review. J Clin Med. 2024;13(20):6283. doi:10.3390/jcm13206283.
